Dökme dallarından henüztutunmaya çalışan yaprakları;bazı vedalardalından değil,insanın içinden kopar.
Sararan her yapraktoprağa biraz geçmiş bırakırken,ayaklarımın altındakırılan bir yılın sesini duyuyorum.
Sokaklar sarıya kesiyor.
Her adımda başka bir çıtırtı;sanki şehireski mektuplarını buruşturupceplerime bırakıyor.
Hüzünle huzur arasındaince bir yol açılıyor bana.
Yürüyorum;bir yanım eksiliyor,bir yanım kendine dönüyor.
Söyle,hangi kederleri saklıyorsunbulutlarının içinde?
Gökyüzü ağırlaştıkçainsanın içindeki valizler açılıyor;unutuldu sanılan ne varsakırışmış bir gömlek gibiçıkıyor gün yüzüne.
Sonra yağmur...
Camdan aşağı yürüyen damlalarsanki yüzüme değmeyen gözyaşları.
Bir yıl geçiyor gözümün önünden;biraz vicdan,biraz keşke,biraz da kimseye söylemedeniçimde büyüttüğüm suskunluklar.
Düşen yapraklar şahittir;insan en çok sonbahardakendine rastlar.
Çünkü bazı mevsimlertakvimden değil,kalbin en sessiz yerinden geçer.
Ve ben hâlâavuçlarımda biraz umutladüşen ilk yaprağaküçücük bir dilek bırakırım:
Belki her eksilişbaşka bir baharınyerini hazırlıyordur.




