Issız bir adada uyanır gibisessizlikle başlar bazı sorular.
Rüzgârın anlattığı,gözlerin sustuğu yerdengeçer sevda kalbe;ince bir iz gibi.
Bir gülümseme karanlıkta,yıldızların altında bir sarılış…
Ya da yalnızlığa dokunanRobinson’un adası kadartanıdık bir sessizlik.
Sevmek,çocuk saflığındaanlamak mıdır;yoldaş olmak mı?
Cehennem mi,özgürlük mü,yoksa bedeli ödenmişbir hatıra mı?
Kalbinde bir kelime kıpırdar;belki Yunus Emre’nin sesinden,belki Bornova’nın eski bir sokağından:“Sevelim, sevilelim…”
Bugün sevgi sustu belki.
Ama gözlerin hâlâ anlatıyorbir eksikliğin içinden,bir yanıtsızlığın rengindenbana kalan yalnızlığı.




