Kitaptan · Sayfa 91

Sen Gülümsedikçe

Ses kaydı yakındaHülya Kazi okuyor
—

Sen gülümsedikçehayatın yüzündeki çatlaklarışık sızdırmaya başladı.

Rüzgâr dediğin,adını bilmediğim bir çağrıydı artık;ben her esişinde içimde başka bir gökyüzü açtım.

Uçurum sandığın yerdeköklerim derine yürüdü.

Karanlıkla konuşmayı öğrendimtoprağın dilinde.

Sen dağları aşarkenben taşların hafızasını okudum;her izinde bir yankı,her yankıda eski bir direniş vardı.

Zaman—bir nehir değil artık,avuçlarımda kırılan eski bir ayna gibi çoğalıyor.

Ve ben,o parçaların içindekendime benzeyen bir ışık buluyorum.

Sen gülümsedikçe gece geri çekiliyor;sözsüz bir anlaşma gibisessizlikten doğuyor sabır.

Anlıyorum—gülüş dediğin bir yüz ifadesi değil,yıkılmayan bir yerin gizli adı.

Ve ben,o ismi içimde taşıdıkçahayatbeni yenemiyor.

Hülya Kazi
0:00