Bir köy evi...
Sobada yanan odunun çıtırtısı,gecenin alnına düşenküçük kıvılcımlar gibi.
Ateşin duvara vuran kızıllığı,solmuş bir hatıranın kenarları.
Sobanın üstünde ısınan suyun buğusu,sessizce yükseliyor tavana...
Sanki içimde biriken yıllar,görünmeden göğe karışıyor.
Hatırımda kalan taze ekmek kokusu,çocukluğumun avuç içi kadar sıcak.
Bölüşülen bir somun,gülüşlerle çoğalan bir akşam.
Dışarıda ayaz var...Ama içeride dünya küçücükve güvenli.
Odun yanıyor.Su buhar oluyor.
Zaman ağır.Ve ben,her çıtırtıda maziyebir adım daha gidiyorum.
O küçük kıza yaklaşıyorum.Yüzü sobanın ışığında,elleri ekmek kokuyor.Eğilip kulağına fısıldıyorum:“Üşüdüğün günler olacak...Ama sen,ateşi hep içinde taşıyacaksın.”




