Ah o güzel Bornova...Çam gölgesinde bir hayal,
Büyükpark’ta güneşle yarışan yüzler,gölgede saklı bir hatıra...
Tostçu Yusuf’un sıcak ekmeği,dostluğun gizli hatırası,
Âşık amcanın kırmızı papyonu,bir masalın sessiz kahramanı...
Akasya ve Manolya sokakları,rüzgârın taşıdığı eski şarkılar.
Kömürlü trenler,kara vagonlar,çuf çuf sesleriyleçocukluğumun ağır ritmi,dumanı göğe karışan bir düş gibi...
Lavanten evleri,mor pencerelerden sızan sırlar.
Eski bir akşamın ışığındaçocukluğumun sessiz izleri...
Kumru sesleri,sabahı ince bir duaya uyandıran,aşktan serpilen tatlı bir esinti,her rüzgârda yeniden başlayan...
Sen varsın, Bornova,kalbimde bir şarkı gibi.
Hiç bitmeyen,her hatırada yeniden doğan...




