Sis ağır ağır inerdağın omzuna.
Çay fideleri,yeşil bir sabır gibi dizilmiş.
Toprak ıslak,rüzgâr yavaş konuşuyorağaçlarla.
Eski bir ambar duruyoryamacın kenarında.
Yılların yükünü taşıyan tahtalar,sanki hâlâbirinin ellerini hatırlıyor.
Uzakta bir yolkıvrılıyor vadinin içine,kayboluyor sisin içinde—tıpkı eski hatıralar gibi.
Ve insan anlıyor o an:
Bazı topraklarsadece ürün vermez,insanın içini de büyütür.




