Avucumda taşıyorum seni,toprağın kalbinden koparılmışbir sümbül sessizliği gibi.
Ürkeksin...Rüzgârın adını bilefısıltıyla söylüyorsun;sanki dünya biraz sertleşsemorun dağılacak.
Kokun,bir sümbül sabahı gibiyayılıyor içime.
Çocukluğumdan kalma bir ışık,usulca doluyor içime.
Ve ben her nefestebiraz daha sana benziyorum—kırılmadan incinen,susarak çoğalanbir hâle.
Anlıyorum artık...Bazı çiçekleradıyla değil,kokusuyla yaşar.
Ve sümbül...Bir kez değdi mi insana,bir ömüriçinden çiçek açarsın.




