Kitaptan · Sayfa 95

Kadın Gülüşü

Ses kaydı yakındaHülya Kazi okuyor
—

Bir kadın geçti usulca,kimi zaman bir isyan gibi,kimi zaman bir dua.

Gözlerindegeceyi kıskandıran bir sessizlik,gülüşündetarihe meydan okuyan bir cesaret vardı.

Ne bir kahkaha kadar hoyrat,ne de bir tebessüm kadar yumuşaktıo gülüş...

Kendi içinden doğmuştu,kırılganlığın içinden.

Ve başkaldırının gizli ritmiyletitreşiyordu.

Zaman bile durup bakardı ona,çünkü o gülüşbir anlatıydı;kaybolan seslerin,unutulan adlarınve özgür olmayı seçenruhların yankısıydı.

Alaycı bir gülüşledalga geçti zamanla...

Ne bir çığlık,ne bir fısıltıydı;özdü.

Kırılganlığından doğmuştu direnci,güzelliği isebir başkaldırı kadar gerçekti.

Sessizce yürüyordu;ama her adımı,

bin yıllık suskunluğuyerinden oynatıyordu.

Gülüşüyle dalga geçerdi zamana,sanki geçmişi unutmuş gibi değil de,onu yeniden yazabilecek kadar güçlüydü.

İçinde bir volkan gibisaklı duran sessizlik,her adımda toprağı titretiyordu.

Ruhunun odalarında yankılanan sözler,ne çığlık,ne fısıltı...

Bir tür kadim ezgiydi.

Baş eğmeyen bir hikâyeninritmini taşıyorduve gülüşü,o ritmin en keskin kıvrımıydı.

Duyguları onu savunmasız değil,daha insani,daha gerçek kılıyordu.

Çünkü güç,acıyı inkâr etmekte değil,onunla dans edebilmekte gizliydi.

Ve bir gülüş kaldı geriye...

Ne geçmişe ait,ne geleceğe.

Sadece varlığa dokunan,sadece kendiyle konuşan...

Hülya Kazi
0:00