Gelincik...
Toprağın suskun kalbinde sakladığıkırmızı bir sır gibi yüzeye çıkar...
Bahar, adını onunla fısıldar.
Gökyüzü, yarım kalmış bir duadır;bulutlar, eksik bir aşkın izleri...
Ve deniz,kendi derinliğinde çoğalan bir kalp gibikıyıya vurur durmadan.
Sen...Bir rüzgârın ince yerinde duruyorsun;gelincik kadar hafif,gelincik kadar dokunulmaz...
Sanki varlığın bileincinmeye yazılmış bir güzellik.
Masumiyet, senin gözlerinde suya düşen ışık gibi:
Dağılır ama kaybolmaz, derinleşir.
Bahar böyle büyür işte...
Bir çiçeğin narin ömründenbir denizin sonsuzluğuna geçerek.Ve ben anlarım;bazı aşklar bir gelinciğin ömrüne sığar,ama bıraktığı kırmızı ömür boyu silinmez.




