İyileşmiyor yaram, babam...Ah babam...
Ben,senin yüreğinin gölgesinde büyüdüm.
Hiç kimseden sevgi dilenmedim;çünkü sen,saçlarımı okşayan ilk bahardın.
Yanaklarıma kondurduğun öpücüklerledünyayı güvenli bir yer sandım.
Kollarındasıcacık bir akşam vardı.Yorgunluğumorada uyurdu.
Ben,senin kocaman yüreğindeömrümün en güzel çocukluğunu büyüttüm.
Meğer ben sana değil,senin varlığına şımarmışım, babam...
Sesin,evimizin duvarlarına sinmişbir dua gibiydi.
Kapıdan gelişin,bütün korkularımı susturanbir mevsim...
Şimdi o kapı açılıyor,ama sen yoksun.
Evin aynı ev...
Duvarlar aynı duvar...
Bir tek sen eksiksin.
Meğer bir baba gidinceevin de,kalbin de sesi değişirmiş.
Bugünden sonra,saçlarımı okşayacako merhametli el yok.
Yanağıma eğilip“Kızım...” diyeno ses yok.
Bugünden sonra,gökyüzü biraz daha uzak,akşamlar biraz daha sessiz.
Ben hâlâsenin kız çocuğunum, babam...
Artık başımı yaslayacağımbabam yok.
Sen gittin...Ve ben,içimde öksüz kalmış bir çocuklaömrümün geri kalanına yürüyorum.
İyileşmiyor yaram, babam...




